lafla yürüyen peynir gemisi..

aferim11

öeah

4 yorum var - 03 Ekim 2008 17:39

...evet evet daha bir kaç saat önceydi..huf kişisi atlas pasajında ölece bakınmaktaydı..derken bir dükkanda rastalı saçlı bi çocuk siyah pantolon denemekteydi..meraktan sordu huf kişisi ''saçalrını kim yaptı'' diye..''birazını ben birazını arkadaşım'' diye cevap verdi siyah pantolonu almaya meyillenen çocuk..''sende mi istiyorsun ki?'' dedi siyah saçlı huf kişisine..''yok,bende vardı ama çıkardım.kırmızıydı saçlarım ozman'' dedim..''aa sen taksime takılıyor musun?machine'de öle bir kız gördüm.saçları çok güzeldi.adı da huf'du'' dedi..ağlamakla gülmek,kızgın kumlardan serin sulara atlamak,çok yemek ama hala aç olmak gibi bazı duygular uyandı içimde..''benden bahsediyorsun o benim'' dedim..ölece kalakaldı..bende gülecem hatta kaçacam derken dükkandaki bazı şeyleri devirdim.bir anda 30-35 yaşına gelmiş bridget jones sendromuna yakalanmış,kırışmış,kıpraşmış,çökmüş hissettim.ama sonunda herkes güldü..ama en çok ben..olsun böle daha rahat..en azından yurdum insanı hakkımda sesli düşünmüyor..ama en güzeli ben istedim diye değiştiriyorum saçlarımı..sokaklarda şampuan reklamı çeviriyorum..sonrada lui'ye mesaj atıyorum..öeah desem yeridir..

2 yorum var - 18 Ocak 2008 11:52

bu sabah saati itibariyle annemle mutfak masasında eskilerden konuşurken bir anda annem kalkıp afyon'dan trabzon'dan eskiye dair kimler varsa yada kenarda köşede nekadar numara hepsinine baktı,aradı.''bunun soyadı neydi devrim...'' dedi sürekli bana.hatta yarım yamalak aklında kalan numaraları attı bile.karşısına çıkanlardan bazen azar işitip telefonu bile kapattı: )bazılarına ulaştı ama bir çoğuna neyazık ki hayır.işte o an eşya saklamak nedemek anladım.yada bu huyumun nerden geldiğini.anneme içten nekadar şikayet etsem de basık genlerimin kahramanı oymuş meğer.geçmişimi hiç bırakmayışımda ondan miras bana.bilyorum bütün gün numara,soyisim düşünecek.ulaşmak için her deliğe bakacak.hiç yadırgamıyorum şuan kendimi.sığınmış gibiyim ege türküsü gibi anne mizacına.kardeşiminde dediği gibi içsese ihtiyaç duyuyorum,aslında bir çok kez annemin bağırmadığı kendi sempatik totuna...keşke bunları oda bilse.bilemez işte.annemde sevgi konusunda kapalıdır.bunlar sebep mi bahane mi bilmiyorum.ama anılarıma yada en azından kalan anılarımla sonsuza kadar sürecek mutlu bir evliliğim var.sivas'tan,afyon'dan,trabzon'dan berisini kafamda taşıdım ben 20 sene.memur çocuğu mazoşist yaptı beni koli bandı kokusu arasında ama değdi sanırım.ufak defterler,minik numaralar,ufak tarihler,isimler hatta soyisimleri...insanı insan yapan uzaktan görülebilen küçük şeyler işte.bunun üstüne kitap yazmayada gerek yokmuş(üstün dökmen-küçük şeyler!).bazen babasından sabah kahvaltısı miras kalsın istiyor insan.ozaman tamamlanıyor sanırım bir internet sitesindeki ufak saçma yazı...

4 yorum var - 29 Kasım 2007 21:54

o gece tanrı bana "şirketi kapatıyorum,çıkar defterlerini bakalım" dedi..

1 yorum var - 19 Ekim 2007 10:21

kendisini imha etse nekadar mutlu olacak huf kişissidr.

sır diye bir kitaba göz atmış 'ne lan bu kişisel gelişim kitaplarının bokunu çıkardılar' dedim kendi kendime.iyi şeyleri çağırdığınızda iyi şeyler oluyormuş.dünyanın manyetik çekimi bik bik diyip öle kariyerli adamlarıda içine aldıkları evcilik oyunu oynamışlar.bir anda hakkaten öylemi diye düşündüm.21 yıllık yaşam sürecimde sürekli kötüye alıştırılarak büyüdüğüm memleket toplarakları pesimist bir lost adası mıydı hafiften burası?insan umutsuzken hatta yapacak hiçbirşey kalmamışken en saçma sapan fikre bile inanır hale geliyor.neden uzattım bukadar açıklama partisyonunu işte bundan.iyi bişeyler gelişemiyor hayatımda.metropol insanı gibi halsiz uyanıyor,geceden vazgeçiyorum okula gitmekten.okula gitmek için bile geceden düşünce vitamini almam gerekiyor.'herşey daha iyi olabilirdi' derken bile ütopyadan bahsediyorum ancak distopya olsun istediğim bu evrende.kızıyorum ve çok başka kişileri oyun hamuru yapıyorum.bu duyguyu okadar iyi biliyorum ki onuruma düşkün yaşıyorum.'azıcık cesaretim' olsaydı diye devam ediyorum.herkes bana cephe alıyor,gelen yardımları istemiyor hale geliyorum.köşe dönmek,başkalaşmak istiyorum.çabuk kırılıyor,kırıyorum.erken menepoza giriyorum sanırım.neyse diye uzar.tüm olanların haricinde gerçekten kendimden bahsetmek sinir bozucu...evet...velasıl üç tas has hoşaf..

aferim9

huf

5 yorum var - 13 Ekim 2007 03:06

ben suçumu kabullendim..
bir daha sokağa çıkmasam keşke.kimseyi görmesem,öğrenmesem,bundan öte lekelenmesem.telefonlar,mektupları cevaplamasam.kapıyı açmasam.en azından kendi hoşgörüme sığınsam..işte nezman kente karışsam,karşıma çıkıyorlar.canımı yakıyorlar.ardından inlerine dönüyorlar.sokak tırnaklarını batırıyor bana.

aferim5

huf

7 yorum var - 13 Ekim 2007 02:55

yüreğime cevap hakkı tanımıyorum...

huf hakkında:

25.05.1987 doğumlu, 21 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. minimalist ev kedisi olarak çalışıyor.