lafla yürüyen peynir gemisi..

blog'a geri dön

1 yorum var - 19 Ekim 2007 10:21

kendisini imha etse nekadar mutlu olacak huf kişissidr.

sır diye bir kitaba göz atmış 'ne lan bu kişisel gelişim kitaplarının bokunu çıkardılar' dedim kendi kendime.iyi şeyleri çağırdığınızda iyi şeyler oluyormuş.dünyanın manyetik çekimi bik bik diyip öle kariyerli adamlarıda içine aldıkları evcilik oyunu oynamışlar.bir anda hakkaten öylemi diye düşündüm.21 yıllık yaşam sürecimde sürekli kötüye alıştırılarak büyüdüğüm memleket toplarakları pesimist bir lost adası mıydı hafiften burası?insan umutsuzken hatta yapacak hiçbirşey kalmamışken en saçma sapan fikre bile inanır hale geliyor.neden uzattım bukadar açıklama partisyonunu işte bundan.iyi bişeyler gelişemiyor hayatımda.metropol insanı gibi halsiz uyanıyor,geceden vazgeçiyorum okula gitmekten.okula gitmek için bile geceden düşünce vitamini almam gerekiyor.'herşey daha iyi olabilirdi' derken bile ütopyadan bahsediyorum ancak distopya olsun istediğim bu evrende.kızıyorum ve çok başka kişileri oyun hamuru yapıyorum.bu duyguyu okadar iyi biliyorum ki onuruma düşkün yaşıyorum.'azıcık cesaretim' olsaydı diye devam ediyorum.herkes bana cephe alıyor,gelen yardımları istemiyor hale geliyorum.köşe dönmek,başkalaşmak istiyorum.çabuk kırılıyor,kırıyorum.erken menepoza giriyorum sanırım.neyse diye uzar.tüm olanların haricinde gerçekten kendimden bahsetmek sinir bozucu...evet...velasıl üç tas has hoşaf..

Müsadenle ben sana bu içinde bulunduğun yarımadayı kendi terasımdan gördüğüm kadarıyla biraz açıklıyayım =)

Tv ve gazetelerdeki haberler sürekli cinayetler , soygunlar ve sorunlara dair . Halkın en çok izlediği diziler genelde tetikçi krolar , ortada kalmış çocuklar ve melankolik ikili , üçlü , beşli saçma aşk hikayelerini konu alıyor . En çok izlenen sabah ve gece programlarında babasından tecavüze uğramış kızlar , eroin bağımlısı olup ailesinden kaçan tipler , karısını tarafından kovulmuş kocalar... İnsanlar çılgınlar gibi izliyor bunları..
Umm neden peki ? Bana göre sadece çiftlik hayvanlarına ne yem verirsen onunla beslenir mantığı..

Ee insanlar böyle beslenince insanlar dış dünyada nasıl peki ? Yine kendi gözlemlerime göre ki gözlemlerim dışarıda olduğum vakit gün içinde yüzlerindeki ifadelere dikkat ettiğim 250-1000 arası günlük bir sayı . Çoğunun yüz ifadesi bezgin , mutsuz , çoğu ümitsiz bir yüz ifadesi ile yolda yürüyor , metro veya otobüsle seyahat ediyor ya da trafikte bir birine öfke kusuyor ... Evet çoğu kişi çok umutsuz ve mutsuz...

Biraz daha irdeliyorum ve bu kadar soruna rağmen neden insanlar bu kadar tepkisiz diye ki onları uyuşturan mükemmel uyuşturucular var .. Bu uyuşturucular çok gerekli çünkü milyonlarcasının tüm bu sorunlara karşı uyuşturulması gerek . Tv , internet , medya derken milyon çeşit zararlı besinler ki en başında ekmek , şeker ve türevleri . Sorunlarla kamçılanıp , tüketim çılgınlığı ile uyuşturulup hüzünle tatmin olan çaresiz insanlar ...

Ama neyseki çiftlik hayvanları için durum aslında bu kadar ümitsiz değil . Çünkü onların çiftlik hayvanları olmasından kurtarmaya çalışan bir çok doğal yaşam gönüllüsü var =) Biraz olsun içine güdülen hayvani sürü psikolojisinden kurtulup , bir çok engelden kendini sıyırıp kendini görebildiğinde aslında "düşündürüldüğünden" çok daha güzel bir varlık olabildiğini görebiliyor bazıları . Yaşamın işe gidip , yemek yiyip ve uyumaktan çok daha derin olduğu gerçeği... Farkedilecek sınırsız güzel ayrıntı ve sınırsız , tüketim gerekmeksizin iç ve dış mutluluk . Üzerine emek verildiğinde harika bir zeka , harika bir beden ve sınırsız edinilebilir yetenekler... Milyarder , kariyer sahibi çok zengin biri olmadanda yaşam çok güzel üç oda + bir salon bir evde =)

Ama ne yazık ki insanları kendinden tiksinen , herşeye üşenen , pasif , depresif , aç gözlü , bencil , zararlı ve fesat yaratıklara çeviriyorlar bu çiftliğin çarkları daha iyi dönsün diye .

Ama insanın kendini arayış çabaları ve bu çabalar içindeki insanların birbirleriye yardımlaşmaları bütün bunları değiştiriyor.. =)

..Ve Tanrı kendini big bang ile sıkıntıdar patlatır ve içindeki herşeyle evrenleri farklı farklı kombinasyonlar oluşturur . Bu noktada hepimiz tanrıyız . Bazılarımız farkında , bazılarımız farkında değil . Farkında olanların bazıları güçlerini kötüye kullanıp dünyayı kendi zevkine sömürüyor . Bazıları ise bunların aksine çalışıyor. Farkında olmayanların ise bazıları uzaklaştırıldıkları kendilerini arıyor . Bazıları ise çaresizlikte lanet kusuyor . Bazıları ile doritos ve sonu gelmeyen lost , prison break , asmalı konak v.s. ile bir günü diğer bir güne atlatıp ölümüne daha çabuk yaşlaşmak için kendi varlığını zaman boşluğuna atıyor...

Herşeye rağmen özgür olmak isteyenler için zincilerini kıracak güç kendi içlerinde var . Gerisi sadece cesaret ve yeterince istemek.Ya da herşeyi boşverip mutlu köleler olarak ölmek ... Seçim her zaman var =))
Çok özür dilerim eğer bloğunda kirlilik yarattıysam . Ama görebilenler için sır olmaktan çıktı . Sadece bunu dile getirmek istedim =)

Pain Lover  04 Kasım 2007 03:56  
bu yazıya puanı basanlar:

huf hakkında:

25.05.1987 doğumlu, 21 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. minimalist ev kedisi olarak çalışıyor.